Güçlü başlamıştı aslında, sonrasında durmuştu neden?

Koştu koşabildiği kadarıyla yoruldu, durdu. Dayanak aradı bazen kendisine. Tutunduğu şeylere tam tutunamamış olacak ki elinden akıp gittiler, tıpki hep bahsettiği korkusu zaman gibi. Sevmeyi bildiğinden bahsederdi hep, değeri olan her şeye karşı kıymetbilir bir yaklaşım sunarmış. Zırvalık.

Bazen bırakır gibi yapıyordu, emin olamıyordu, içindeki güvensizlikten olsa gerek. Bazen da seçimler yapıyordu. Zaman zaman vazgeçmeyi biliyordu, iç görüsü vardı hala umudu gibi. Tutunamayacağına tam kanaat getirirken bir anda olaylar farklı bir yöne savrulmuştu çünkü kendisinin hissettiğini dışarıya da vurmuştu. Kendini kabullenmeyi, kabullendirmeyi öğrenmişti. Herkesi ikna edebiledeceğine inanıyordu. Durmadı. Anlattı anlattı, susmadı.Tutunduğu gibi bırakabileceğini de fark etmişti. Korkmuştu. Yine eskiye mi dönmüştü? Yine mi içsel sıkıntılar ve yitiklenişlerdeydi sıra? Dairenin yine mi o noktasındaydı? Kaygılandı. Koştu yeniden başladı. İstedikleri vardı, almayı çok istedikleri. Koparırcasına çabalayacaktı şüphesi yoktu kendinden, ülkesinden olduğu kadar.

Peki değecek miydi tüm yaşamını koşuyla geçirmeye? Durması lazımdı, yavaşlaması. Tempoyu bir türlü tutturamıyordu. Her şeyi kendisine yoruyordu. Sanki tüm çevresi kendisiydi belki bu yüzden iki kediye uzun süre gönül vermişti.

Canı sıkılıyordu. Çok sıkılıyordu. Kendini mutlu olarak tanımlarken acaba kendinden mi uzaklaşmıştı? Gerçek değil miydi bu mutluluk halleri? Herkesi bi noktada ikiyüzlü bulurdu. Kendisi de mi öyle olmuştu? Yine mi yoksaydığı herşeyi kabullenme zamanıydı?

Durmayacaktı. Yapamazdı, yakalaması gereken şeyler olmalıydı. Hep geç kaldığını düşünüp hiç durmamayı amaçlasa da sanki hep aynı yerde koşup varamayacağı bir şeylere gözünü dikmişti.

Aysel Kurt
Aysel Kurt
Merhabalar! Bu kişi Aysel Kurt olup en sevdiği özelliği sarışın sayılabilecek bir Adanalı olmak ve Kazım'da muzlu süt içmektir. Yatılı okullardan geçip sırasıyla Adana, İstanbul, Mersin, İzmir ve son olarak yeniden İstanbul'da bulunmuştur. Kendi ve bakıcısı olduğu Müjgan ve Tütün(arkadaş köleleri) ile hala İstanbul'da survive etmektedir.

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Spotıfy

POPÜLER YAZILAR

NEOLİBERALİZME İNSAN HAKLARI PENCERESİNDEN BAKIŞ

Neoliberalzim ile insan hakları anlayışının siyasi ve medeni haklar bağlamında uyuştuğu görülürken, ekonomik ve sosyal hakların birey özgürlüğünü olumsuz etkileyecek bir devlet formu getireceğini savunan noeliberal görüş, bu haklar bağlamında insan hakları anlayışının dışına çıkar. Neoliberal özgürlük anlayışı ile insan haklarının özgürlük anlayışı birbirinden farklıdır. Neoliberal anlayışta kapitalist şirketlerin özgürlüğü bireylerin özgürlüğüne ve insan haklarının ekonomik ve sosyal kısımlarına yeğ tutulmaktadır.

LİLİTH: “9 KERE LEYLA”NIN HATIRLATTIĞI BİR KADIN

Lilith’in savunmasıyla başlayan film Leyla’nın ölümsüz Lilith’e dönüşmesi ve bize hikayesini anlatmasıyla son buluyor. Ne yaparsa yapsın şeytanlaştırılmaktan kurtulamayan Lilith bir de böyle deneyeyim, erkeklerin istediği gibi olayım diye domestik rolleri kabul etmiş, evinin kadını olmaya razı gelmiştir. Ancak böyle yaptığında da yine sonuç aynıdır. Oğlu bile onun düşmanı olarak karşısındadır. Neden? Oğul da bir erkektir de ondan.

“Yapmama”nın gücü adına

Bazen yapmamalı ve durmalıyız ki yeniden harekete geçmek için güç toplayalım, bazen yüklerimizi boşaltmalıyız ki yeni fikirler, hayaller için bahçemizde yer açılsın, bazen ölmeliyiz ki yeniden doğabilelim, bazen susmalıyız ki doğru zamanda doğru şeyler söylemek, kelâm etmek için alan açılsın...
X