İlk Kırıntı

Gecenin yarısı gibiydi, her zaman geçtiğim karanlık bir köşeden geçecektim, köşedeki sokak lambası çalışmıyordu. Yaklaştıkça o karanlığın ürperten soğukluğunu parmak uçlarıma kadar hissediyordum, hafif koşar adımlarla ilerlemeye başladım. Eteğimi elimle hafifçe sıkıştırmış hızlıca ilerliyordum, kendi nefesimi duyuyor, korkuyordum.

Peki neden korkuyordum?

Bu köşeden her geçişimde aynı korku, aynı endişe, bir şey olmuş olmalı diye düşünürken, arkadan bir ses;

Pardon! Bakar mısınız? 

Yavaşladım, arkama bakamadım.

Bu sizin olmalı!

O an durdum ve döndüm.

Karanlık çok karanlık bir yüz, arkasından gelen sokak lambasının ışığı yüzünü görmemi iyice engelliyordu. 

Elimle sıkıştırdığım eteğimi bıraktım, bir an eteğime doğru baktım. Eteğim kırışmış, onlarca çizgi vardı. Kafamı kaldırdığımda, arkamda beni takip eden yüzü artık asla tanıyamayacağımı anladım. 

Çocukluğumdan beri eteğimde topladığım kırıntıların, arkamda bıraktığım parçasıydı sanki. 

Hangi anımdan kırılıp ayrılan parçaydı? Benim anım mıydı kucakladığım, yoksa başkasının mı? 

Yoksa defalarca kez yerden topladığım parçalarım mıydı? 

İsteyerek mi bırakmıştım o kırıntıyı, yolumu kaybetmemek için miydi sahi? Geri dönmeyi mi düşünmüştüm?

Kırıntıydı o,

ya toplamam gereken ya da bıraktığım.

Serap Topaç
Serap Topaç
Venüsyen görünümlü bir Marsyen. Fibonacci diziliminden hayatına dersler çıkarmaya çalışan, bir yerlerde gizli şifreler olduğuna inanan, gördüğünü değil hissettiğini kabul eden, yazan, çizen, sürüden ayrı gezen fakat sizden birisi.
Önceki İçerikÖNEMLİ GÜNLER
Sonraki İçerikYeni Nesil Terzi -1-

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Spotıfy

POPÜLER YAZILAR

NEOLİBERALİZME İNSAN HAKLARI PENCERESİNDEN BAKIŞ

Neoliberalzim ile insan hakları anlayışının siyasi ve medeni haklar bağlamında uyuştuğu görülürken, ekonomik ve sosyal hakların birey özgürlüğünü olumsuz etkileyecek bir devlet formu getireceğini savunan noeliberal görüş, bu haklar bağlamında insan hakları anlayışının dışına çıkar. Neoliberal özgürlük anlayışı ile insan haklarının özgürlük anlayışı birbirinden farklıdır. Neoliberal anlayışta kapitalist şirketlerin özgürlüğü bireylerin özgürlüğüne ve insan haklarının ekonomik ve sosyal kısımlarına yeğ tutulmaktadır.

LİLİTH: “9 KERE LEYLA”NIN HATIRLATTIĞI BİR KADIN

Lilith’in savunmasıyla başlayan film Leyla’nın ölümsüz Lilith’e dönüşmesi ve bize hikayesini anlatmasıyla son buluyor. Ne yaparsa yapsın şeytanlaştırılmaktan kurtulamayan Lilith bir de böyle deneyeyim, erkeklerin istediği gibi olayım diye domestik rolleri kabul etmiş, evinin kadını olmaya razı gelmiştir. Ancak böyle yaptığında da yine sonuç aynıdır. Oğlu bile onun düşmanı olarak karşısındadır. Neden? Oğul da bir erkektir de ondan.

“Yapmama”nın gücü adına

Bazen yapmamalı ve durmalıyız ki yeniden harekete geçmek için güç toplayalım, bazen yüklerimizi boşaltmalıyız ki yeni fikirler, hayaller için bahçemizde yer açılsın, bazen ölmeliyiz ki yeniden doğabilelim, bazen susmalıyız ki doğru zamanda doğru şeyler söylemek, kelâm etmek için alan açılsın...
X