Kentsel Demokrasiye Katılım Ve ‘bazı çocukların bayramı’…

Kentsel Demokrasiye Katılım Ve ‘bazı çocukların bayramı’…


Nisan ayının son haftası gündemde bi hayli yer tutan gelişmeler üzerine yazmak ve bu süreci yazarken nefret söylemi ile üretilen argümanların bağlamlarını irdelemek istiyorum.

Lgbti+lara yönelik nefret söylemi istikrarlı olarak devam etse de kimi zaman daha çok gündemde yer ediniyor ve nefret söylemi kitlesel bir hal alabiliyor. Bu tepkiler son yıllarda özellikle Onur Haftalarında kümelenmiş gibi görünüyor. 2019 Onur Haftası yürüyüşlerinin ve bazı etkinliklerinin birçok şehirde yasaklanmasının ardından, Diyanet İşleri Başkanlığı 5 Temmuz  Cuma Hutbesi ’nde lgbti+ lara yönelik nefret ve ayrımcılık içeren ifadelere yer vermişti. Bunun birkaç gün öncesinde ise “İslam’a Karşı Küresel Meydan Okumalar Bağlamında Yeni Stratejiler’’ konferansı Konya’da düzenlenmiş[i] ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş burada lgbti+lar konusunda makbul kadınlık ve erkeklik normlarından, fıtrattan bahsetmiş, ‘yaradılışa aykırı sapkınlık’ nitelendirmesinde bulunmuştu.

Bu sözlerin benzerlerini de birkaç gün sonrasında hutbede duyduk. Hutbede; fıtratın kodlarıyla oynamanın, yaradılıştan gelen özellikleri değiştirmeye çalışmanın sünnetullaha (sünnetullah: Allah’ın tabiatı yaratıp devam ettirmek ve toplum hayatını düzenlemek üzere koyduğu kanunlar anlamında bir Kur’an terimi.[ii]) aykırı olduğu, cinsiyet seçiminin kişisel bir özgürlük alanı değil haddi aşma olacağından bahsediliyordu.[iii] Cinsiyetin ne olduğu sorusu bu yazının konusu olmadığı için burada açıklamaya girişmeyeceğim fakat burada dikkat çeken şey, Diyanet’in söyleminin de değiştiği ve yeni argümanlar ürettiği oldu. Hutbede cinsiyet uyum süreci, ilahi iradeyi yok saymak ve haddi aşmak olarak nitelendirildi. Bu konferanstan yaklaşık bir hafta öncesinde ise (aynı zamanda 23 Haziran seçimi öncesi olduğunu da hatırda tutmakta fayda var); İç İşleri Bakanı lgbti+ları tehdit olarak gördüğünü ifade etmişti.[iv]

Bu süreç, daha sonraki aylarda hedef göstermelerin ‘terör’ ve ‘lgbti’ kavramlarının aynı cümle içerisinde daha fazla kullanılmasıyla devam etti. İç İşleri Bakanı Ağustos ayında ‘…bunun yaygınlaşmasından ve meşrulaştırılmasından ben şahıs olarak endişe ediyorum.’[v] diyerek, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamakla, onları tehdit ve baskıya karşı korumakla yükümlü olan bakanlık; pozisyonu ile nefret söylemini meşrulaştırmıştı. Bu kısmı bitirmeden önce şunu eklemek isterim; Lambdaistanbul’un bahsi geçen Cuma hutbesi üzerine yaptığı basın açıklaması, hem  heteroseksizme ve cisseksizme yaptığı vurgular nedeniyle hem de bahsi geçen söylemleri çözümlemeleriyle önemli bir metin.[vi]

KaosGL.org, yerel ve ulusal basında yer alan lgbti+lara yönelik nefret söylemi ve ayrımcı ifadeler içeren haber ve köşe yazılarını derleyerek haftalık ve aylık olarak okurlarıyla paylaşıyor. Bu çalışmada şubat ayında 30[vii], mart ayında 84[viii], nisan ayının sadece son haftasında ise 149 ayrımcı ifadelere yer veren ve nefret söylemi içeren haber ve köşe yazısı tespit edildi. KaosGL bu sayının, haftalık olarak nefret söylemi 2020 rekoru olduğunu ve 8 kat arttığını, bu artışta Diyanetin 24 nisan Cuma hutbesinin etkili olduğunu ifade etti.[ix] Nisan ayı içerisinde netflix üzerinden de nefret söylemi üretildiğini ve çeşitli hastag kampanyaları başladığını da hatırlamak gerek, ‘#netflixadamol’ gibi. Bu gündem nisanın üçüncü haftasında 19 ayrımcı söylem ve nefret söylemi içeren köşe yazıları ve haberlerin çoğunluğunu oluşturuyordu. Peki 8 kat nasıl arttı?

kentsel demokrasi

Kentsel Demokrasi Ve Lgbti+Çocuklar


‘Bazı çocukların da bayramı’ olduğunun sosyal medya kampanyası ile dile getirilmesi, #lgbtiçocuklarvardır hastag’inin gündem olması, yüzlerce kişinin kendi çocukluk fotoğraflarını paylaşarak bu gerçeği göstermesi ve çocukluk deneyimlerini dile getirmesi birçok kişi için güçlendirici oldu. Bu hastagin gündem olması ve desteklenmesi, bir yandan kampanyayı başlatan Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisinin hak temelli mücadelesinin ne kadar yerinde olduğunu ve sahiplenildiğini gösterirken diğer yandan da bir kent konseyi bileşeninin ülke gündemine ne kadar etki edebileceğini gösterdi.

Bu sosyal medya etkinliğinin ertesi günü, aynı zamanda Ramazan ayının ilk günü olan Cuma gününde Diyanet İşleri Başkanı’nın okuduğu Cuma hutbesinde lgbti+lar ile birlikte hiv ile yaşayanlar da hedef gösterildi.[x] Bu hutbeyi diğeriden farklı kılan şey ise, haramın hiv’e sebep olduğu iddiası ve bu varsayımın covid19 sürecinde yapılıyor olması. Yoksa korona virüsten eşcinseller mi sorumlu?

Ali Erbaş’ın açıklamasına çeşitli meslek örgütlerinden, barolardan, sivil toplum örgütlerinden, insan hakları savunucularından, siyasi parti temsilcilerinden tepkiler gelirken 26 nisan Uluslararası Lezbiyen Görünürlük Günü olması sebebiyle #LezbiyenGörünürlükGünü de tt olunca #AliErbaşYanlızDeğildir hastagi hemen gündeme girdi. Bu kez Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Sözcüsü ve bazı AKP milletvekilleri de bu hastag ile Ali Erbaş’a desteklerini açıkladılar.[xi] Hastag in yazım hatası içermesi, belki de ‘yanlış ve yalnız’ ın birbirini içerecek şekilde tek bir kelimeyle kavramsallaştırılma çabası… hoy ayol, mübalağa ediyorum elbette…

27 nisanda ise bu kez #LGBTHaklarıİnsanHaklarıdır tt olmuştu. Bu arada Ankara Barosuna soruşturma açılmıştı. Cumhurbaşkanı da ‘Diyanet İşleri Başkanına yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır’ demiş[xii], birkaç gün daha nefret söylemini içeren hastagler gündemde kalmıştı.

Uzun bir hafıza yoklamanın ardından, kentsel demokrasiye katılım hakkı nedir sorusunu işte bu bağlamda ele alacağım. Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisi’nin Kadıköy’de yaşayan ve çalışanların, Kadıköy’de bulunan stk’ların bir araya gelerek politika ürettiği ve yerelde çalışmalar yaptığı bir oluşum olarak nerede konumlandığı, kent konseyi bileşenlerinin belediyelerle ilişkilendirilmemesi açısından önemli bir nokta. Son günlerde ‘cehapeli belediyeler lgbt meclisi kurdular’ gibi manipülasyon üzerinden nefret söylemi üretiliyor.Kentsel demokrasi çerçevesinde belediye ile kent konseyinin arasındaki ilişki ne peki?

Resmi Gazete’de 2006 yılında yayımlanan Kent Konseyi Yönetmeliği, 5393 sayılı Belediye Kanununun 76.maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu yönetmelikte belediyenin Kent Konseyi oluşumuna yardım ve destek sağlayacağı belirtilir. Kent Konseyi bünyesinde meclis ve çalışma gruplarının oluşturulacağı, bu oluşumların kenttaşlık hukuku çerçevesinde buluşarak kentsel sorunlara çözümler geliştireceği, bu demokratik yapılarda ortak aklın ve uzlaşının esas olduğu belirtilir.[xiii] Kent Konseyi katılımcı demokrasiyi hayata geçirerek, kentte yaşayanlar tarafından kentin haklarının korunması, yaşam kalitesinin yükselmesi için dönüşümleri ve kenttaşlar arasındaki sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı arttırması açısından önemlidir. 50.000 den fazla nüfusa sahip yerlerde, yönetişim anlayışı ile yerel yönetimlerin strateji belirlemesi, katılımcı demokrasiyi güçlendirerek şeffaflığı sağlaması için Kent Konseylerinin belediyelerin teşviki ile kurulması bahsi geçen yönetmelikle zorunlu kılınmıştır.

Kent hakkı, kullanım ve katılım hakkı üzerine kurulan, kenttaşların yaşam alanları üzerinde hak ve söz sahibi olabilmeleridir diyebiliriz kısaca. Yukarıda katılım hakkından ve lgbti+ meclisinin kentsel demokrasiye katılım hakkının bir ürünü olduğundan bahsettik. Konumuzun dışında kaldığı için kullanım hakkının ise, kenttaşların kentsel mekanlara erişimi ve bu mekanları kullanmalarını ifade ettiğini söylemekle yetineceğim bu yazıda.

Sonuç olarak kent konseyleri kentsel demokrasi bağlamında özerk yapılardır. Bağlayıcı niteliği olmamakla birlikte konseyde alınan kararlar belediye meclisine sunulur, belediye meclisi bu kararları kabul edip etmeme konusunda serbesttir. Burada esas olan; kenttaşlık bilincinin oluşması ve katılımcılığın yüksek olmasıdır; ancak bu şekilde kent konseylerinin işlevselliğinden bahsedilebilir.

2015 yılında kurulan Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisi Türkiye’de kurulan ilk lgbti+ meclisidir. Bunu 2019’da kurulan Şişli Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisinin kurulması izlemiştir.

kentsel demokrasi
Kentsel Demokrasi ve LGBTİ+ÇOCUKLAR

Yazıyı yazarken tam da şu an, Almanya’nın ‘Onarım Terapisi’ni yasakladığının haberini almak çok güzel[xiv]…  ‘bazı çocukların hakları’ meselesi de bununla ilşkili. Sözde onarım terapisinin kısaca amacı, cinsel yönelimi heteroseksüellik yönünde dönüştürme çabasıdır diyebiliriz. Bu çaba, eşcinsellerin hasta olduğu ve tedavi edilip heteroseksüel olabilecekleri varsayımı üzerinden geliştirilir. Bu terapilerin uygulandığı kişilerde, depresyon ve intihara kadar varan olumsuz ve zararlı etkiler görülmüş ve böylece ülkeler bu uygulamayı yasaklamaya başlamışlardır. Eşcinsellik, 1974 te DSM’den çıkarılmıştır[xv]. Dolayısıyla bu sürecin, ‘hastalık olduğu’ varsayımına karşı argüman üreterek savunusunu yapmak, vakit ziyanı olacaktır.
 
…artık ‘bazı çocukların bayramı’na da değinip tamamlamak isterim. 23 nisanda KKK LGBTİ+ Meclisi ‘çocukluk fotoğraflarımızla #LGBTİÇocuklarVardır diyelim’ derken bir paylaşım daha yapmıştı ve o pek gündem olmadı…Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin 2 Ekim 2014 tarihli insan hakları yorumuna yer vermişti: “LGBTİ çocukların güvenliğe ve eşitliğe ihtiyacı var. LGBTİ çocuklar okulda, evde, sosyal medyada sıklıkla zorbalık ve şiddetin mağduru olmaktadır. Bu durum, LGBTİ Çocukların iyilik hallerini ciddi şekilde etkilemekte ve kişisel kimlikleri konusunda açık olmalarını engellemektedir. Tüm çocuklar gibi lgbti çocuklar da insan haklarından yararlanabilirler ve toplumsal yaşama tam katılmak için güvenli bir ortama ihtiyaç duyarlar.”[xvi]  

Ayrıca bu yorumda, yapılan bir araştırmaya yer verilmiş[xvii] ve buna göre; araştırmaya katılanların %60’ı cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelimi nedeniyle okulda olumsuz uygulamalara ve yorumlara maruz bırakıldığını, %80’i ise bir okul arkadaşlarının lgbt olarak algılandığı durumlarda ona yönelik olumsuz uygulama ve davranışların ortaya konulduğuna şahit olduğunu belirtmiştir.

23 nisanda gerçekleştirilen sosyal medya kampanyasında paylaşılan her bir fotoğraf ve anlatı hem güçlendirici oldu hem de heteroseksizm ve cisseksizmi çocukluk anılarıyla yüzleştirmesi açısından önemliydi. Kampanyada; çocukken zorbalığa maruz bırakılmış kişiler, kendi argümanlarıyla çocukluğunu savunan kitleler, çocukların kendileri olmaları ve bu tür zorbalıklara yönelik toplumun eğitilmesi talebiyle ortada olan bir hareket vardı. Taleplerinin meşruluğunu, aynı zamanda kendi çocukluk deneyimlerinden alan bir hareket.

Bahsi geçen talepler uluslararası ve ulusal mevzuatlar ile korunmakta olan meşru taleplerdir. Nefret söyleminin bu düzlemde savurulması meşru ve aynı zamanda yasal bir haktır. Bu aslında temelde, hükümetin uymakla yükümlü olduğu mevzuata uyması çağrısıdır.

Hoşbulduk başka mecra…


*resimler; Aslı Alpar, Semih Özkarakaş ve Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisi’nin paylaşımlarıdır.


Kaynakça:

[i] https://www.diyanethaber.com.tr/diyanet-haber/islam-a-karsi-kuresel-meydan-okumalar-baglaminda-yeni-stratejiler-h6273.html

[ii] https://islamansiklopedisi.org.tr/sunnetullah

[iii]https://www2.diyanet.gov.tr/DinHizmetleriGenelMudurlugu/HutbelerListesi/Neslin%20Korunması%20Erdemli%20Bir%20Nesil%20Huzurlu%20Bir%20Gelecek.pdf

[iv] https://indigodergisi.com/2019/06/suleyman-soylu-lgbt-yi-turkiye-icin-bir-tehdit-olarak-goruyorum/

[v] https://www.kaosgl.org/haber/suleyman-soylu-yine-lgbtilari-hedef-gosterdi

[vi] http://www.lambdaistanbul.org/s/etkinlik/diyanet-hutbesi-hk-basin-aciklamasi/

[vii] https://www.kaosgl.org/haber/gazetelerin-nefreti-subat-a-sigmadi

[viii] https://www.kaosgl.org/haber/mart-ta-her-gun-en-az-3-ayrimci-haber

[ix] https://www.kaosgl.org/haber/nisan-in-son-haftasinda-gazeteler-nefret-soyleminde-rekor-kirdi

[x] https://www.kaosgl.org/haber/diyanet-in-cuma-hutbesinde-nefret-islam-escinselligi-lanetliyor

[xi] https://www.kaosgl.org/haber/diyanet-in-nefret-hutbesinin-ardindan-neler-oldu

[xii] https://www.cnnturk.com/turkiye/cumhurbaskani-erdogandan-ali-erbasa-destek

[xiii] https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=10687&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

[xiv] https://www.pinknews.co.uk/2020/05/07/germany-conversion-therapy-ban-minors-adults-uk-us-to-shame-bundestag-jens-spahn/

[xv] https://www.psikosentez.com/onarim-terapisi

[xvi] https://twitter.com/kadikoylgbti/status/1253330853586800646/photo/1

[xvii] http://www.kaosgldernegi.org/resim/yayin/dl/avrupa_konseyi_insan_haklari_yorumu_lgbti_cocuklar.pdf

nevniyaz
nevniyaz
Kadın Çalışmaları'nda bi öğrenci, Lambda'da bi gönüllü, STGM Sivil Toplum Okulu'nda ve İnsan Hakları Okulu'nda bi katılımcı, Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisi'nde bi üye. toplumsal cinsiyet, feminizm, kadın ve lgbti+, kentsel haklar alanlarında biraz akademik biraz da pratik çalışmalar üzerine düşünmekte...

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Spotıfy

POPÜLER YAZILAR

“Yapmama”nın gücü adına

Bazen yapmamalı ve durmalıyız ki yeniden harekete geçmek için güç toplayalım, bazen yüklerimizi boşaltmalıyız ki yeni fikirler, hayaller için bahçemizde yer açılsın, bazen ölmeliyiz ki yeniden doğabilelim, bazen susmalıyız ki doğru zamanda doğru şeyler söylemek, kelâm etmek için alan açılsın...

Ev İçi Terliği

Ev İçi Terliği, bir apartman boşluğu öyküsüdür. Bu öykü, fokurdayan apartman boşluklarının bitmeyen kelimeleridir.

Kentsel Demokrasiye Katılım Ve ‘bazı çocukların bayramı’…

Bu yazı, lgbti+ çocukların hakları üzerinden gündem olan gelişmeleri ve kentsel demokrasiye katılım hakkı çerçevesinde Kadıköy Kent konseyi deneyimini konu edinmektedir.
X