HAYATIM: RENGARENK BİR ZİFİRİ KARANLIK

HAYATIM: RENGARENK BİR ZİFİRİ KARANLIK

Furkan Çirkin‘in son şiir kitabı “Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlık” çıktı !

Çağdaş şiirin önemli temsilcilerinden olan genç şairle son kitabı üzerine ettiğimiz sohbeti sunmaktan keyif duyarız.

  • BaskaMecra: Öncelikle son kitabınız “Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlık” için sizi tebrik ederiz. Bizi kabul ettiğiniz için de teşekkür ederiz. Takipçilerimiz için kendinizi tanıtmanızı rica edeceğiz.
  • Furkan Çirkin: Kitabın ilk sayfasındaki özgeçmişimle bu soruyu şu şekilde yanıtlamaya çalışmıştım:

Furkan Çirkin […, …] “Hedefsiz ve yelkensiz bir şekilde, hiçbir rüzgârdan medet ummadan, uçsuz okyanuslarda oradan oraya savruluyor / yaşıyor / vakit geçiriyor / ve en önemlisi, tabii ki (ne yazık ki – iyi ki) ölüyor.

Aslında bundan ibaret olduğumu düşünüyorum ama klasik bir tanıtıma ihtiyaç duyan kişiler için şöyle kısaca aktarabiliriz beni:

Furkan Çirkin [1992, Konya] Ankara ve Malatya’da iki fen lisesi terk etti, bir kolej bitirdi. İstanbul’da iki üniversite terk etti -Boğaziçi ve Kadir Has-, iki üniversite bitirdi -İstanbul Üniversitesi Hukuk ve Felsefe-.Yelkensiz Şiir Dergisini 9 yıl/ 31 sayı boyunca -issn’siz ve izinsiz- çıkardı. Yelkensiz Yayınlarını -yine kaçak yollarla, sermaye yayınevlerine karşı duruş olarak- sürdürmekte. Şiirleri; Varlık, Şiirden, Sincan İstasyonu, Eliz gibi dergilerde yayımlandı. İlk şiirleriyle Üniversiteler Arası Şiir Yarışması, Adana Yaşam Sanat Şiir Ödülü, Eskişehir Sanat Genç Şiir Ödülü gibi ödüllerde birincilik ve mansiyon aldı. İlk şiir dosyaları, Arkadaş Z. Özger ve DİL Derneği gibi şiir ödüllerinde anıldı ve başarılı sayıldı.

Bu kitap, şairin “İntikamım Kendimdir” adıyla 2021 Ekin Sanat Şiir Ödüllerinde Jüri Ödülü alan dosyasının basıma hazırlanmış şeklini oluşturmaktadır.

Diğer Şiir Kitapları: Nihilist Alarm (Artshop, 2019, Muammer Hacıoğlu Ö., Jüri Ö. Ödülü), Şer/h (Klaros, 2020, İsmet Kemal Karadayı Ö., Övgüye Değer)

Furkan Çirkin
Furkan Çirkin
  • BaskaMecra: Hukukçu ve şair kimliklerinizin arasında nasıl bir ilişki var? Birbirlerini destekledikleri yahut engelledikleri noktalar nelerdir?
  • Furkan Çirkin: Aslında bilinen, teknik anlamıyla bir hukukçuluğum yok diyebilirim. Pratik hukuk alanına (hakimlik, avukatlık, danışmanlık vb.) hiç girmedim, hatta avukatlık stajı bile hiç başlatmadım. (Ha, ileride olabilir onu bilemem.) Yani şimdilik teorik anlamda, akademide, akademisyen olarak hukuk fakültesindeyim. O da hukuk fakültesinin en teorik, en felsefi alanlarında (devlet teorisi, siyaset felsefesi, anayasa teorisi, insan hakları teorisi) çalışmalar yapıyorum. Dolayısıyla bu açıdan birbirini destekler nitelikte olduğunu söyleyebilirim. Felsefe ile olan ilişkim çok kuvvetli. Hem hukuktaki çalışmalarım felsefi içeriğe sahip hem de şiirim. Yani bu açılardan birbirini destekler nitelikteler diyebilirim. Örneğin en son Prof. Coşkun Can Aktan’ın davetiyle Anayasacılık adı altında çıkan bir kitaba “Aristoteles Felsefesinde Anayasacılık” başlıklı bir makale yazdım. Aristoteles –ki ne zaman okudum hatırlamıyorum ama “her türlü yazının en felsefi olanı şiirdir” diyen bir filozoftur kendisi- üzerine siyaset felsefesi ağırlıklı çalışmak dolaylı olarak şiirimi –ki şiirim politiktir benim- destekliyor. Hatta belki salt şiir üzerine okumalar yapmaktan bile daha çok… Ya da “Sosyalist Anayasaların Başlangıç Kısımlarında İdeoloji” diye bir makale yazmıştım, o da şüphesiz anti-kapitalist bir şair olan benim şiirlerimle ilişki içerisinde. Bunlara benzer daha birçok şey… Aslında hayatımın her alanında politiğim –böyle başladık madem böyle gitsin, normalde politik demeyi tercih etmem, siyasal derim ama-. Dolayısıyla bu hayatımın her alanına bu gözle bakan biri olarak hepsinin birbirini, bir şekilde, dolaylı da olsa desteklediğini söyleyebilirim.
  • BaskaMecra: Çağdaş Türk Şiiri’nin bir temsilcisi olarak günümüz şiirinin en dikkat çekici özgün yanları sizce nelerdir?
  • Furkan Çirkin: Valla tek bir cümleyle cevap vermek istiyorum bu soruya: Çağdaş Türk Şiirinin en dikkat çekici özgün yanı, hiçbir dikkat çekici ortak, özgün bir yanının olmamasıdır. Hepsi bir tarafa savrulmuş şairlerin her ne kadar kendilerine has özgün bazı yanları olsa da günümüz şiirinin ortak özgün bir yanı söz konusu değil.
  • BaskaMecra: Son kitabınız Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlıkın hikayesi nedir?
  • Furkan Çirkin: Kitaba isim koyarken çok zorlandım. Hep zorlanan biriydim zaten isim koyma konusunda. Örneğin benim şiirlerim hep yazılır ve biterdi ama başlıkları hiç olmazdı. Bir ara, Nihilist Alarm kitabının ağırlıklı bölümünü oluşturan Sayın Şair şiirlerinde, şiir bitip içime sindikten sonra dıştan bir gözle şiiri okuyup şiirde geçen ilginç iki kelimeyi başlık yapıyordum. Yani ne şiir başlığı ne de kitap ismi konusunda önceden bir çalışmam ve çabam olmuyordu. Aslolan şiirdi, şiirin içeriğiydi. Başlık pek de mühim değildi yani. Hakeza kitap adı da öyle… Ama “Hayatım: Rengârenk Bir Zifiri Karanlık”taki şiirlerimde durum değişti. Her bir şiir başlığım da apayrı bir şiir… Hatta bu kitapta başlıkları önce yazıp sonra şiirini yazdıklarım bile oldu. Örneğin şöyle başlıklar var kitapta: “Tüm Seçmediklerimin Bir Toplamı Olarak: Ben” ya da “Hafif Nemli Bir Öpüşme > Ipıslak Sevişmeler”… Niye bunları anlatıyorum, şu yüzden… Kitabın adını koyarken de hem tüm kitabı hem de otobiyografik içerik taşıyan bu kitaptan hareketle beni anlatan bir isim koymak için çok ama çok düşündüm. Hatta ödüle gönderdiğim dosyanın adı “İntikamım Kendimdir” idi. O isimle mi yoksa bu son isimle mi yayınlayayım sorusu uzunca bir süre aklımı kurcaladı. En nihayetinde “Hayatım: Rengârenk Bir Zifiri Karanlık” isminde karar kıldım. İşte kitabın hikâyesi de budur. “Hayatım: Rengârenk Bir Zifiri Karanlık”tır. Çok iller değiştirdim, özel hayatım, akademik hayatım, şiir hayatım vb. vb. tüm hayatım çok değişik evrelerden geçti. O kadar renkli renkli bir hayat yaşadım ki renkler silikleşti. Hem de melankolik biriyim fıtrat olarak, karanlık bir yanım da var yani. Dolayısıyla kitabın hikayesi, kitabın isminde gizli. O isimden hareketle sayfalarca konuşurum da… bu kadarı kâfidir diye umarak affınıza sığınıyorum.
Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlık
Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlık
  • BaskaMecra: Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlıkın en belirgin yanı nedir sizce?
  • Furkan Çirkin: Sadece küçük bir kıyasla cevaplamak istiyorum bu soruyu. İlk iki kitabıma göre (Nihilist Alarm ve Şer/h) çok daha net, açık, doğrudanlığı diyebilirim. Ama istesem de istemesem de şiirlerimde şiire dair poetik bir düşünce ya da kendime dair varoluşçu bir düşünce yahut ontolojik sorgulamalar bulunduruyorum. Dolayısıyla politik bir apaçıklık, eski arka plan düşünselliği de barındırarak ön plana çıkıyor bu kitapta.
  • BaskaMecra: Son kitabınız şairlik yolculuğunuzun hangi evresini ifade etmektedir?
  • Furkan Çirkin: Şimdiki evresini… Hatta daha doğrusu, bu cevapları verdiğim şimdiki evreyi bile değil de bundan iki ay öncesinden başlayıp üç yıl civarı geriye giden o evreyi… Hayatımın sadece ve sadece bu iki buçuk-üç yıllık evresini… Yani tüm hayatımı yada tüm insanlık tarihinin dünü-bugünü-yarınını…. Çünkü bence en küçük bir evre bile bütünle eşdeğerdir.
  • BaskaMecra: Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlıkı bir renk ile ifade etmek gerekseydi bu renk sizin için ne olurdu?
  • Furkan Çirkin:

Mavi…

Gök mavisi, deniz mavisi, karadeniz mavisi, akdeniz mavisi, açık mavi, koyu mavi, karanlık mavi, aydınlık mavi…

BaskaMecra: Keyifli muhabbet için takipçilerimiz adına teşekkür eder ve çalışmalarınızın devamını dileriz.

Hayatım: Rengarenk Bir Zifiri Karanlık kitabını bu adresten sipariş edebilirsiniz.

furkan çirkin
Furkan Çirkin

Önceki İçerikRECURRING / YİNELENEN
Sonraki İçerik2001: A Space Odyssey

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Spotıfy

POPÜLER YAZILAR

NEOLİBERALİZME İNSAN HAKLARI PENCERESİNDEN BAKIŞ

Neoliberalzim ile insan hakları anlayışının siyasi ve medeni haklar bağlamında uyuştuğu görülürken, ekonomik ve sosyal hakların birey özgürlüğünü olumsuz etkileyecek bir devlet formu getireceğini savunan noeliberal görüş, bu haklar bağlamında insan hakları anlayışının dışına çıkar. Neoliberal özgürlük anlayışı ile insan haklarının özgürlük anlayışı birbirinden farklıdır. Neoliberal anlayışta kapitalist şirketlerin özgürlüğü bireylerin özgürlüğüne ve insan haklarının ekonomik ve sosyal kısımlarına yeğ tutulmaktadır.

LİLİTH: “9 KERE LEYLA”NIN HATIRLATTIĞI BİR KADIN

Lilith’in savunmasıyla başlayan film Leyla’nın ölümsüz Lilith’e dönüşmesi ve bize hikayesini anlatmasıyla son buluyor. Ne yaparsa yapsın şeytanlaştırılmaktan kurtulamayan Lilith bir de böyle deneyeyim, erkeklerin istediği gibi olayım diye domestik rolleri kabul etmiş, evinin kadını olmaya razı gelmiştir. Ancak böyle yaptığında da yine sonuç aynıdır. Oğlu bile onun düşmanı olarak karşısındadır. Neden? Oğul da bir erkektir de ondan.

KOCATAŞ: BOĞAZİÇİ’NİN BİLİNMEYEN KÖYÜ

Kocataş pek çok açıdan İstanbul'un en özel noktalarından biridir. Bilhassa İstanbul'a gönül vermiş kimselerin kendi İstanbul tatlarına dahil etmek isteyecekleri nadide bir baharattır.
X